Okuma Hayatı 3 Eylül 2026

Edebiyat terimleri sözlüğü: A'dan Z'ye kısa tanımlar

Edebiyat konuşurken sık geçen ama tanımı her zaman net olmayan terimler. Her biri tek-iki cümlede, ayrıntısını merak edersen bağlantısıyla birlikte.

A

  • Absürt: insanın anlam arayışıyla evrenin sessizliği arasındaki uyumsuzluk. → Varoluşçuluk
  • Anjambman (ulantı): şiirde anlamın dize sonunda bitmeyip sonraki dizeye taşması.
  • Anlatıcı: hikâyeyi anlatan ses. Yazarla aynı kişi değildir. → Bakış açısı
  • Anlatım biçimi: paragrafın ne yaptığı — öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı, tartışmacı. → Ayrıntı
  • Aruz: hecelerin uzunluk-kısalığına dayanan ölçü. → Ayrıntı

B

  • Bakış açısı: hikâyenin kimin gözünden anlatıldığı. Birinci kişi, üçüncü kişi sınırlı, tanrısal.
  • Beyit: anlamca bütün oluşturan iki dize. Divan şiirinin birimi. → Nazım biçimleri
  • Bilinç akışı: zihinden geçenlerin düzenlenmeden aktarılması. → Ayrıntı
  • Büyülü gerçekçilik: gerçek dünyada olağanüstü olayların, kimse şaşırmadan yaşanması. → Ayrıntı

Ç–D

  • Çatı: fiilin özne ve nesneyle ilişkisi — etken, edilgen, dönüşlü, işteş. → Ayrıntı
  • Çatışma: kahramanın istediği ile önündeki engel arasındaki gerilim. Hikâyenin motoru. → Ayrıntı
  • Deus ex machina: çözümün, hikâyenin içinden gelmeyen dış bir müdahaleyle gelmesi. Genellikle kusur sayılır.
  • Doruk noktası: gerilimin en yükseldiği, kararın verildiği an.
  • Dize (mısra): şiirin bir satırı.

E–F

  • Epigraf: kitabın ya da bölümün başına konan alıntı.
  • Fabl: hayvan kahramanlı, ders veren kısa öykü. → Ayrıntı
  • Fiilimsi: fiilden türeyen ama çekimlenemeyen sözcük. → Ayrıntı

G–H

  • Geriye dönüş (flashback): anlatının geçmişteki bir sahneye dönmesi. → Ayrıntı
  • Güvenilmez anlatıcı: okurun anlattıklarına güvenemeyeceği anlatıcı. → Ayrıntı
  • Hubris: kahramanın kibri; Yunan trajedisinde felaketin kaynağı. → Ayrıntı

İ–K

  • İmge: duyulara seslenen, zihinde canlanan söz.
  • İroni: söylenenin tersinin kastedilmesi; ya da beklenenin tersinin olması.
  • İstiare: benzetmenin yalnız bir tarafının söylenmesi. → Söz sanatları
  • Kafiye: dize sonlarındaki, görevleri farklı ses benzerliği. → Ayrıntı
  • Katarsis: trajedide seyircinin acıma ve korku yoluyla arınması.
  • Kinaye: hem gerçek hem mecaz anlama gelen, mecazı kastedilen söz.
  • Klişe: çok kullanılmaktan etkisini yitirmiş kalıp. → Ayrıntı

M

  • Mazmun: Divan şiirinde kalıplaşmış imge (servi = boy, gül = yanak). → Ayrıntı
  • Mecaz: bir sözün gerçek anlamı dışında kullanılması.
  • Metinlerarasılık: bir metnin başka metinlere gönderme yapması. → Ayrıntı
  • Mise en abyme: bir eserin kendi içinde küçültülmüş kopyasını barındırması — kitap içinde kitap, oyun içinde oyun.
  • Monomit: mitlerin paylaştığı ortak yolculuk yapısı. → Kahramanın Yolculuğu

N–Ö

  • Nazım birimi: şiirin yapı taşı — dize, beyit, dörtlük, bent.
  • Novella: uzun hikâye ile kısa roman arası tür. → Ayrıntı
  • Olay örgüsü: olayların neden-sonuç ilişkisiyle dizilişi. → Ayrıntı
  • Öngörü (foreshadowing): ilerideki bir olayın önceden sezdirilmesi.
  • Ölçü: şiirdeki ses düzeni — hece, aruz ya da serbest.

P–S

  • Pastiş: bir üslubun taklidi. Alay amacı yoksa saygı, varsa parodidir.
  • Redif: dize sonlarındaki, görevi aynı olan ek ya da kelime tekrarı. → Ayrıntı
  • Sıfat-fiil (ortaç): fiili sıfatlaştıran ek. → Ayrıntı
  • Sinopsis: eserin kısa ve bütün olay örgüsünü içeren özeti. → Ayrıntı

T–Z

  • Tema: eserin altında yatan soyut düşünce. Konu somut, tema soyuttur. → Ayrıntı
  • Teşbih: iki şeyin ortak bir özellik üzerinden karşılaştırılması.
  • Tevriye: çok anlamlı bir sözün uzak anlamının kastedilmesi.
  • Üstkurmaca: metnin kendi kurmacalığından söz etmesi. → Ayrıntı
  • Yan cümlecik: fiilimsiyle kurulan, tek başına yargı bildirmeyen cümle parçası.
  • Zarf-fiil (ulaç): fiili zarflaştıran ek — "-ip, -arak, -ince, -ken".

Eksik bulduğun bir terim mi var? Blogda daha fazlası için söz sanatları, edebiyat akımları ve kitap türleri yazılarımıza bakabilirsin.


Okuduklarını takip et. Arwy Google Play'de.

← Tüm yazılar