Temel gerilim: sadakat mi akıcılık mı?
Çevirinin bütün tartışması bu iki uç arasında:
- Kaynağa yakın çeviri: orijinalin yapısını korur; Türkçesi bazen tuhaf durur ama yazarın sesi kalır.
- Erek dile yakın çeviri: akıcı ve doğal Türkçe; ama yazarın özgün sesi silinebilir.
Doğru cevap ikisinin ortasında değil — metne göre değişir. Bilinçli olarak tuhaf yazan bir yazarı akıcılaştırmak, onu yanlış çevirmektir. Sade yazan bir yazarı süslemek de öyle.
Çevirinin gerçek zorlukları
Deyimler ve atasözleri
Birebir çeviri anlamsız olur. Üç seçenek var:
- Türkçede karşılığı olan deyimi kullanmak (en doğal ama kültürel rengi değiştiriyor).
- Anlamı düz cümleyle vermek (güvenli ama tat kaybı).
- Birebir çevirip bağlamdan anlaşılmasını sağlamak (riskli ama bazen çok güzel).
Kelime oyunları
Çevirinin en zor kısmı. Çoğu zaman aynı yerde aynı oyunu kurmak imkânsızdır — çevirmen ya oyunu başka bir kelimeyle yeniden yaratır ya da kaybeder. İyi çevirmenler genellikle ilkini yapar.
Hitap biçimleri
Türkçede "sen/siz" ayrımı var, İngilizcede yok. Bu, İngilizceden çeviride sürekli karar vermeyi gerektiriyor: iki karakter ne zaman "siz"den "sen"e geçiyor? Metin bunu söylemez; çevirmen karar verir ve bu karar ilişkinin okunuşunu değiştirir.
Kültürel öğeler
Yemek, ölçü birimi, bayram, unvan, yer adı… Seçenekler:
- Olduğu gibi bırakmak (yabancılığı korur).
- Türkçe karşılığını koymak (yakınlaştırır ama metni yerelleştirir).
- Dipnot koymak — az kullan. Her sayfada dipnot, okuma akışını kırıyor.
Ses ve ritim
Anlam doğru aktarıldığı hâlde kötü olan çeviriler, genellikle burada başarısız oluyor. Cümlenin uzunluğu, vurgunun yeri ve nefesi, anlamı kadar önemli. Şiir çevirisinde bu neredeyse tek mesele.
Çalışma yöntemi
- Önce kitabın tamamını oku. Sonunu bilmeden çevirmeye başlamak, ilk bölümlerde yanlış tonlamaya yol açıyor.
- Kaba çeviri yap, sonra Türkçeleştir. İki ayrı iş; birlikte yapmaya çalışmak ikisini de zayıflatıyor.
- Terim ve isim listesi tut. 400 sayfada tutarlılık ancak listeyle sağlanıyor.
- Yüksek sesle oku. Türkçesi ağzında dönmüyorsa cümle henüz çevrilmemiştir.
- Orijinalden uzaklaş. Son okumada kaynağa hiç bakmadan yalnızca Türkçeyi oku — kendi başına duruyor mu?
Çevirmenliğe başlamak
- Deneme çevirisi: yayınevleri genellikle 5–10 sayfalık bir deneme ister. Bu, işe alım sınavıdır.
- Kamu malı eserlerle pratik yap. Telifi düşmüş metinleri çevirip yayımlamak serbest ve iyi bir portföy oluşturuyor. Kamu malı yazımıza bak.
- Dergilere öykü çevirisi gönder. Kısa metinler, ilk yayımlanmış çeviriler için en kolay yol.
- 🔴 Telifli bir eseri izinsiz çevirip yayımlamak — çevrimiçi dahil — telif ihlalidir. Kendi arşivin için çevirmek serbest; yayımlamak değil.
Sözleşmede dikkat
- Ücret nasıl hesaplanıyor: karakter mi, sayfa mı, forma mı? Ödeme ne zaman?
- Redaksiyon süreci: metnine yapılacak değişiklikleri görebilecek misin?
- Adın kitapta geçecek mi ve nerede? Çevirmen adının kapakta ya da künyede yer alması hem hak hem itibar meselesi.
Kitap sözleşmesi yazımıza bak.
İyi çevirinin ölçütü
Klasik ölçüt şudur: iyi çeviri fark edilmez. Ama bu tam doğru değil — bazı büyük çeviriler, kendi başlarına birer Türkçe eser olarak da okunuyor.
Daha iyi bir ölçüt: çeviriyi okuyan biri, orijinali okuyanla aynı şeyi hissediyor mu?
Çevirmen seçmek, başka dilde okumak ve metni sadeleştirmek yazılarımıza bak.
Yazarlık tarafının tamamı için: Arwy'de yazarlar için.
Çeviri okurken orijinaliyle karşılaştır. Arwy Google Play'de.