Bu yazı romanın olay örgüsünü ve sonunu tartışıyor.
Kısaca
Ressam Basil Hallward, olağanüstü güzellikteki genç Dorian Gray'in portresini yapıyor. Portrenin karşısında Dorian, gençliğinin geçip gideceğini fark ediyor ve bir dilek tutuyor: keşke yaşlanan resim olsa, ben değil.
Dilek gerçekleşiyor. Dorian yıllar boyunca değişmiyor; portre ise her günahıyla çirkinleşiyor.
Lord Henry
Romanın en tehlikeli karakteri — çünkü hiçbir şey yapmıyor, yalnız konuşuyor.
Dorian'ı bozan şey bir olay değil, bir fikir: gençlik ve haz dışında hiçbir şeyin değeri olmadığı düşüncesi.
Wilde'ın gösterdiği şey ilginç: Lord Henry bu felsefeyi yaşamıyor — evli, düzenli, korkak bir hayat sürüyor. Yalnız söylüyor. Yıkımı yaşayan Dorian.
Romanın en zekice ironisi bu: kelimelerin, onları söyleyenden çok dinleyeni değiştirmesi.
Portre
Merkezî sembol. Ve iyi sembolün kuralına uyuyor: önce gerçek bir nesne, sonra anlamlı.
Portre, Dorian'ın vicdanının dışsallaşmış hâli: göremediği ama tavan arasında duran, her hareketiyle değişen bir kayıt.
Ve Dorian'ın onu saklaması, vicdanı susturmanın somut karşılığı.
Sibyl Vane
Romanın ilk kırılma noktası. Dorian genç aktrise âşık oluyor — ama sevdiği şey oynadığı roller.
Sibyl gerçekten âşık olunca oyunculuğu kötüleşiyor: artık rol yapamıyor çünkü gerçek duyguyu tanımış. Ve Dorian bu yüzden ondan vazgeçiyor.
Romanın estetizm eleştirisi burada başlıyor: yalnız güzelliği seven biri, gerçek bir insanı sevemiyor.
Estetizm
Dönemin "sanat sanat içindir" anlayışı romanın hem konusu hem üslubu:
- Wilde'ın cümleleri süslü, aforizmalarla dolu, gösterişli.
- Uzun bölümler nesneler, kokular, mücevherler ve kumaşlar üzerine.
Bu bölümler bazı okurlara ağır geliyor — ama işlevi var: Dorian'ın hayatı da tam olarak böyle, yüzey ve nesne.
Son
Dorian portreyi yok etmeye kalkıyor ve bunu yaparken kendini öldürüyor. Hizmetkârlar odaya girdiğinde portre eski hâlinde, yerde yatan ceset ise tanınmayacak kadar yaşlı ve çirkin.
Bu son, romanı ahlaki bir masala yaklaştırıyor — ve Wilde'ın önsözdeki iddiasıyla çelişiyor. Roman sonuçta kötülüğü cezalandırıyor.
Bu çelişki, kitabın en çok tartışılan yanı: Wilde ahlak dersi vermek istemedi ama roman bir ahlak dersiyle bitiyor.
Viktorya ikiyüzlülüğü
Roman, dönemin toplumunu da hedef alıyor: Dorian'ın yaptıkları herkesçe fısıldanıyor ama kimse yüzüne söylemiyor; güzel ve zengin olduğu sürece salonlarda ağırlanmaya devam ediyor.
Yani portreyi saklayan yalnız Dorian değil — toplum da bakmamayı seçiyor.
Wilde'ın kendi hikâyesi
Roman, Wilde'ın yargılanma sürecinde aleyhine delil olarak kullanıldı. Bu bilgi kitabı değiştirmiyor ama sanatın ahlakla yargılanması tartışmasına acı bir gerçeklik katıyor.
Yasaklı kitaplar ve sansür yazımıza bak.
Nasıl okunmalı?
- Aforizmaların tadını çıkar — ama Lord Henry'nin söylediklerini romanın görüşü sanma.
- Nesne bölümlerini hızlı geçebilirsin; hikâye kopmuyor.
- Kısa — 250 sayfa civarı ve akıcı.
Sonra ne okumalı?
- Wilde — Ciddi Olmanın Önemi: aynı zekâ, komedi biçiminde.
- Stevenson — Dr. Jekyll ve Bay Hyde: ikiz benlik temasının bir başka klasiği.
- Mişima — Altın Köşk Tapınağı: güzelliğin yıkıcılığı üzerine. Japon edebiyatı
İngiliz edebiyatı yazımıza bak.
Klasikleri keşfet. Arwy Google Play'de.