Bu yazı romanın olay örgüsünü ve sonunu tartışıyor.
Kısaca
Yetim Pip, ablası ve demirci eniştesi Joe ile yaşıyor. Bataklıkta karşılaştığı kaçak bir mahkûma yiyecek veriyor.
Sonra tuhaf bir eve çağrılıyor: Miss Havisham'ın konağı — düğün gününde terk edilmiş, saatleri durdurmuş, hâlâ gelinliğiyle oturan bir kadın. Orada evlatlığı Estella ile tanışıyor ve ona âşık oluyor.
Yıllar sonra gizli bir hami Pip'e servet bırakıyor ve o Londra'da "beyefendi" oluyor.
Utanç
Romanın gerçek konusu. Pip zengin olur olmaz Joe'dan utanmaya başlıyor: konuşmasından, ellerinden, kıyafetinden.
Ve Joe, romanın en iyi insanı: sabırlı, cömert, sadık.
Dickens'ın acımasız gözlemi bu: sınıf atlamak, insanı kendi sevdiklerine yabancılaştırıyor — ve bunu yapan da kendisi oluyor.
Gizli hami sürprizi
Pip, parasının Miss Havisham'dan geldiğini ve Estella için hazırlandığını sanıyor.
Gerçek çok farklı: parayı veren, yıllar önce bataklıkta yiyecek verdiği mahkûm.
Bu sürprizin gücü sadece şaşırtmasında değil — Pip'in bütün dünya görüşünü çökertiyor: beyefendiliği, hor gördüğü bir suçlunun emeğiyle satın alınmış.
Miss Havisham
Edebiyatın en akılda kalan figürlerinden. Durmuş saatler, çürüyen düğün pastası, hiç çıkarılmamış gelinlik.
O da bir sembol: bir anda donup kalan hayat. İntikamı için Estella'yı erkeklerin kalbini kırmak üzere yetiştiriyor — ve sonunda kendi yaptığının bedelini görüyor.
Estella
Roman onu soğuk bir kadın olarak değil, soğuk olmak üzere yetiştirilmiş biri olarak sunuyor. Pip'e defalarca "sende olmayan şey bende de yok" diye uyarıda bulunuyor.
Bu dürüstlük onu klasik "ulaşılmaz sevgili" kalıbından çıkarıyor.
Beyefendilik sorusu
Romanın merkezî sorusu: insanı beyefendi yapan nedir?
- Para değil — Pip parayla borca giriyor ve boş bir hayat sürüyor.
- Eğitim değil — Pip okuyor ama daha iyi bir insan olmuyor.
- Joe ise okuma yazma bile bilmiyor ve romanın en asil karakteri.
Dickens'ın cevabı net: beyefendilik davranıştır, sınıf değil.
İki son
Dickens romana önce daha karamsar bir son yazdı: Pip ve Estella ayrı yollarda kalıyorlardı.
Bir arkadaşının önerisiyle daha umutlu bir son yazdı ve basılan o oldu. Bazı baskılarda ikisi de bulunuyor.
İkisini karşılaştırmak, son yazmanın ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Sonlar
Dickens'ın üslubu
- Karakter isimleri anlam taşıyor ve akılda kalıyor.
- Mizah en karanlık bölümlerde bile var.
- Tesadüfler bol — roman bölüm bölüm dergilerde yayımlandığı için her bölüm bir kancayla bitiyor. Bölüm bölüm yayın
Nasıl okunmalı?
- Uzun ama zor değil. Dickens sürükleyici yazıyor.
- Kısaltılmamış baskı tercih et; kısaltmalar yan karakterleri siliyor ve romanın tadı onlarda.
- Bataklık sahnelerine dikkat: roman oradan açılıp oraya dönüyor.
Sonra ne okumalı?
- Dickens — İki Şehrin Hikâyesi: daha kısa ve daha tarihsel.
- Jack London — Martin Eden: sınıf atlamanın çok daha karanlık hâli. İncelememize bak
- Halit Ziya — Mai ve Siyah: Türkçedeki genç hırs ve çöküş romanı. İncelememize bak
İngiliz edebiyatı yazımıza bak.
Klasikleri kütüphanende topla. Arwy Google Play'de.