Önce konu, sonra başlık
İyi blog yazısı bir soruya cevap verir. Yazmaya başlamadan önce şunu tek cümlede yazabilmelisin: "Bu yazı, şunu merak eden birinin işine yarayacak."
Cümleyi kuramıyorsan yazı da odaklanamayacak.
Başlık
Okurun göreceği tek şey çoğu zaman başlık. İşe yarayan üç biçim:
- Soru: "Kitap özeti nasıl yazılır?"
- Vaat: "Okuma alışkanlığı kazanmanın altı yolu"
- Karşıtlık: "Çok okumak mı, iyi okumak mı?"
Kaçınılacaklar: belirsiz başlıklar ("Düşünceler"), abartılı vaatler ("Hayatınızı değiştirecek"), ve tıklatıp cevabı vermeyen başlıklar. Üçü de okuru bir kez getirir, bir daha getirmez.
İlk paragraf
İlk paragrafın tek işi var: ikinci paragrafı okutmak. Isınma cümleleriyle başlamak ("Günümüz dünyasında teknoloji hızla gelişmektedir") okurun çıkış tuşuna basmasının en yaygın sebebi.
Bunun yerine doğrudan konunun içine gir. Yazının cevabını ilk paragrafta ima et — sakladığın cevap merak değil, sabırsızlık üretiyor.
Yapı: taranabilirlik
Sayfayı açan kişi önce aşağı kaydırıp bakıyor. Gördüğü şey duvar gibi bir metin olursa okumadan çıkıyor. Çözüm:
- Ara başlık kullan. Her 200–300 kelimede bir. Ara başlıklar tek başına okunduğunda yazının özeti çıkmalı.
- Kısa paragraf. 3–4 satır. Telefonda 4 satır zaten yarım ekran.
- Liste yap. Sıralanabilir her şey liste olsun.
- Kalın yaz. Ama az — sayfada her şey kalınsa hiçbir şey kalın değildir.
Uzunluk
"Uzun yazı daha iyi sıralanır" yaygın ama yarım doğru. Doğrusu: soruyu tam cevaplayan yazı iyi sıralanır. Cevap 600 kelimeyse 2000 kelimeye şişirmek, okuru da arama motorunu da memnun etmiyor.
Pratik aralık: 800–1500 kelime. Konuyu bitirdiğinde bitir.
Yazarken dil
- "Siz" değil "sen". Blog kişisel bir yerdir; resmî dil mesafe koyuyor.
- Edilgen çatıdan kaçın. "Yapılmalıdır" yerine "yap".
- Somut ol. "Birçok kişi" değil, "on kişiden yedisi" ya da doğrudan bir örnek.
- Kısa cümle. Uzun cümle ekranda çok daha zor okunuyor.
İç bağlantı
Yazının içinde kendi diğer yazılarına bağlantı vermek iki işe yarıyor: okur sitede kalıyor ve arama motoru hangi yazının neyle ilgili olduğunu anlıyor. Ama zorlama bağlantı ters etki yapıyor — sadece gerçekten ilgili olan yere bağla.
Sonuç bölümü
"Sonuç olarak" diye başlayıp yazıyı özetlemek gereksiz — okur zaten okudu. Bunun yerine bir sonraki adımı ver: ne yapmalı, nereye bakmalı, hangi soruyu düşünmeli.
Yayınlamadan önce
- Yüksek sesle oku — takıldığın yeri düzelt.
- Telefonda önizle — paragraflar duvar gibi görünüyor mu?
- Başlığı tek başına oku — tıklar mıydın?
- Yazım hatalarına bak: de/da, ki ve anlatım bozuklukları.
Düzenlilik
Blog yazmanın en zor kısmı ilk yazı değil, onuncu yazı. Az ama düzenli yayınlamak, çok ama düzensiz yayınlamaktan her zaman daha iyi sonuç veriyor. Yayın takvimi ve kitap blogu açmak yazılarımıza bak.
Yazarlık tarafının tamamı için: Arwy'de yazarlar için.
Yazdıklarını bir kitleyle buluşturmak istiyorsan Arwy Google Play'de.