Pazar küçük değil
Türkçe, dünyada en çok konuşulan diller arasında. Türkiye'nin yanında Kıbrıs, Balkanlar, Avrupa'daki Türkçe konuşan büyük topluluklar ve Orta Asya'daki yakın diller var.
"Küçük" hissettiren şey pazarın boyutu değil, yazarın erişebildiği kanalların azlığı. İkisi farklı sorunlar.
Rekabet farkı
İngilizce yazan bir yazar, dünyanın her yerinden milyonlarca yazarla aynı listede yarışıyor. Türkçe yazan yazarın rekabeti çok daha az — bulunma ihtimali daha yüksek.
Küçük bir gölde büyük balık olmak, büyük okyanusta görünmez olmaktan iyi. Kitle kurmak için ilk yüz okurun bulunması gerekiyor ve bu Türkçe'de daha kolay.
Dilde ustalık meselesi
En önemli nokta bu: ana dilinde yazdığın metin, ikinci dilinde yazdığından neredeyse her zaman iyi. Edebiyat cümlenin içinde saklı — ritim, kelime seçimi, çağrışım. Bunlar sonradan öğrenilen dilde çok geç geliyor.
İyi bir Türkçe roman, ortalama bir İngilizce romandan daha fazla iş yapıyor.
Peki çeviri?
Yazdığın metin iyiyse çeviri sonra gelebilir. Sıralama şu: önce dilinde iyi bir kitap, sonra çeviri. Tersi — İngilizce yazıp sonra iyi olmasını ummak — çoğu zaman çalışmıyor.
Ayrıca çeviri yapay zekâ araçlarıyla eskisinden çok daha ulaşılabilir hâle geldi; ama edebî metinde çevirmen hâlâ belirleyici. Çevirmen seçmek yazımıza bak.
Yerel olmak dezavantaj değil
Dünyanın her yerinde en çok okunan kitapların çoğu belirli bir yere ait: bir mahalle, bir şehir, bir kültür. Evrensel olan, yerel olanın içinden çıkıyor.
Kendi bildiğin hayatı yazmak, "uluslararası" görünmek için tanımadığın bir yeri yazmaktan çok daha güçlü sonuç veriyor.
Pratik sonuç
Türkçe yaz. Okurunu Türkçe bul. Kitle kurulduktan sonra çeviri, uluslararası platformlar ve diğer kanallar zaten gündeme geliyor.
İlk okurlarını bulmak ve kitabını tanıtmak yazılarımıza bakabilirsin.
Yazarlık tarafının tamamı için: Arwy'de yazarlar için.
Türkçe yazıp Türkçe okurlara ulaşmak için Arwy Google Play'de.