Bu yazı romanın olay örgüsünü ve sonunu tartışıyor.
Kısaca
Genç bilim insanı Victor Frankenstein, ölü bedenlerden bir varlık yaratıp ona hayat veriyor. Ama yarattığı şeyi görür görmez dehşete kapılıp kaçıyor.
Terk edilen yaratık kendi başına dünyayı öğreniyor — ve her karşılaştığı insan tarafından reddediliyor.
Asıl mesele: terk etmek
Romanın suçlaması "insan Tanrı'yı oynamamalı" değil. Victor'un hatası yaratmak değil, yarattığından sorumluluk almamak.
- Yaratığa bir ad bile vermiyor.
- Ona hiçbir şey öğretmiyor.
- Ve olan bitenlerden sonra bile ona bakmayı reddediyor.
Yaratık kötü doğmuyor — kötü hâle getiriliyor. Romanın en radikal fikri bu ve 1818'de yazılmış olması dikkat çekici.
Yaratığın hikâyesi
Romanın en güçlü bölümü, yaratığın kendi anlattığı kısım. Bir aileyi gizlice izleyerek konuşmayı ve okumayı öğreniyor, kitaplar buluyor, kendini anlamaya çalışıyor.
Ve bulduğu sonuç şu: bu dünyada onun gibi kimse yok ve kimse onu istemiyor.
Yaratık, romanın en iyi konuşan, en çok okuyan ve en akıl yürüten karakteri. Bu bilinçli: Shelley, okurun ona hak vermesini istiyor.
Bir eş talebi
Yaratığın tek isteği: kendisi gibi biri. Yalnız olmamak.
Victor önce kabul edip sonra vazgeçiyor. Ve bu ret, romanın felaket zincirini başlatıyor.
Buradaki ahlaki soru zor: Victor'un çekincesi (yeni bir tür yaratmak) makul — ama sözünden dönme biçimi acımasız.
Çerçeve anlatı
Roman üç katmanlı: Kuzey Kutbu'na giden Kaptan Walton'ın mektupları içinde Victor'un anlattıkları, onun içinde de yaratığın anlattıkları.
Bu yapı önemli çünkü her anlatıcı kendi tarafını savunuyor. Okur, kime ne kadar inanacağına kendisi karar veriyor.
Güvenilmez anlatıcı ve çok anlatıcılı roman yazılarımıza bak.
Bilim kurgunun doğuşu
Frankenstein, pek çok kaynakta ilk bilim kurgu romanı sayılıyor. Sebebi: olağanüstü olay büyüyle değil, bilimle açıklanıyor.
Ve türün merkezî sorusunu kuruyor: yapabiliyor olmak, yapmalı olmak mıdır?
Bilim kurgu alt türleri yazımıza bak.
Yazılış hikâyesi
Mary Shelley romanı on sekiz yaşındayken yazmaya başladı. Bir yaz gecesinde arkadaş grubunun "kim daha korkunç bir hikâye yazacak" oyunundan doğdu.
Bu ayrıntı, edebiyat tarihinin en verimli yazma egzersizlerinden birini gösteriyor. Yazma kıvılcımları
Temalar
- Yaratıcının sorumluluğu: bir şeyi var etmek, onunla ilgilenmeyi de gerektiriyor.
- Dışlanma: yaratığın kötülüğü, reddedilmenin sonucu.
- Hırs: Victor'un bilgiye açlığı, çevresindeki herkesi tüketiyor.
- Görünüş: herkes yaratığı yalnız yüzüne bakarak yargılıyor.
Nasıl okunmalı?
- Filmlerden gelen imajı unut. Romandaki yaratık konuşkan, zeki ve acı çekiyor — vidalı, homurdanan bir yaratık değil.
- Dil dönemsel — cümleler uzun ve duygusal; romantik dönemin üslubu.
- Doğa betimlemeleri uzun ama işlevli: Victor'un ruh hâlini taşıyorlar.
Bugün neden okunuyor?
Çünkü sorusu her yeni teknolojiyle geri geliyor: yarattığımız şeyden sorumlu muyuz? Yapay zekâ tartışmalarında romanın adının bu kadar sık anılması tesadüf değil.
Yapay zekâ ve yazarlık yazımıza bak.
Sonra ne okumalı?
- Stevenson — Dr. Jekyll ve Bay Hyde: insanın kendi içindeki canavar.
- Kazuo Ishiguro — Beni Asla Bırakma: aynı soru, çağdaş biçimde.
- Wilde — Dorian Gray'in Portresi: yaratılan şeyin yaratıcısını ele geçirmesi. İncelememize bak
Klasikleri kütüphanende topla. Arwy Google Play'de.