Neden gerekli?
Hedef kitle bilmek, yazarken karar vermeyi kolaylaştırıyor. Bu sahne ne kadar açık anlatılmalı? Bu terimi açıklamalı mıyım? Bu son beklentiyi karşılıyor mu?
Okurun kim olduğu belliyse bu soruların cevabı da belli oluyor.
"Herkes" tuzağı
Herkese yazmaya çalışan metin, kimsenin tam olarak istediği şey olmuyor. Belirli bir okura yazılan kitap, o okurun çevresine kendiliğinden yayılıyor.
Geniş kitleye ulaşan kitapların çoğu geniş kitleyi hedefleyerek değil, dar bir kitleyi çok iyi tatmin ederek büyüdü.
Nasıl belirlenir?
- Kendinden başla. "Ben olsam bu kitabı hangi rafta arardım?" Yazdığın şeyi sevecek okur, büyük ihtimalle senin gibi okuyan biri.
- Benzer kitapları düşün. Kitabın raftaki komşuları kim? Onların okuru senin okurun.
- Yaş ve tür. Genç yetişkin mi, yetişkin mi? Bu, dilden temaya her şeyi etkiliyor.
- Tek bir kişi hayal et. Adı olan, gerçek bir okur. Yazarken ona anlatmak, soyut bir kitleye yazmaktan çok daha iyi sonuç veriyor.
Tür beklentileri
Her türün okuru bir şey bekleyerek geliyor: polisiye okuru çözüm bekliyor, romantik okuru tatmin edici son bekliyor, fantastik okuru tutarlı kurallar bekliyor.
Beklentiyi bilerek kırmak sanat olabilir; bilmeden kırmak ise okuru kaybetmek oluyor.
Kitle yazarı kısıtlar mı?
Yaygın korku bu: okuru düşünmek yazarı kendine yabancılaştırır mı? Pratikte tersi oluyor — okuru düşünmek anlaşılır olmayı sağlıyor, ne yazacağını değiştirmiyor.
Yine de sınır var: piyasa ne istiyorsa onu yazmaya çalışmak, hem takip edilmesi zor bir hedef hem de sıkıcı bir yazarlık.
Yayınlarken işe yarıyor
Kitabını tanıtırken "herkes için" diyemezsin — kime, nerede, hangi kelimelerle ulaşacağını bilmen gerekiyor. Hedef kitle bilgisi, tanıtımın tamamını belirliyor.
Kitabını tanıtmak ve ilk okurlarını bulmak yazılarımıza bak.
Yazarlık tarafının tamamı için: Arwy'de yazarlar için.
Okurunu tanımanın yolu okurla aynı yerde olmak — Arwy Google Play'de.